nursema

hizmete acılan pencere
Anasayfa­Takvim­Galeri­SSS­Arama­Üye Listesi­Kullanıcı Grupları­Giriş yap­Kayıt Ol
sayaç
En son konular
» ABDÜLHAKİM ARVASİ HAZRETLERİ’NİN HAYATI
C.tesi Ekim 31, 2009 3:53 pm tarafından nursema

» ABDURRAHMANİ TAĞİ (SEYDA-İ TAĞİ ) HAZRETLERİNİN HAYATI
C.tesi Ekim 31, 2009 3:37 pm tarafından nursema

» ABDULLAH DEHLEVİ HAZRETLERİ’NİN HAYATI
C.tesi Ekim 31, 2009 3:34 pm tarafından nursema

» ABDULHALİKİL GÜCDEVANİ HAZRETLERİ’NİN HAYATI
C.tesi Ekim 31, 2009 3:31 pm tarafından nursema

» RABİATÜ’L-ADEVİYYE
C.tesi Ekim 31, 2009 3:23 pm tarafından nursema

» SOMONCU BABA
C.tesi Ekim 31, 2009 3:20 pm tarafından nursema

» aşk avatarlar
C.tesi Ekim 31, 2009 2:38 pm tarafından nursema

» ÇOCUKLAR'DAN SELATULLAH SELAMULLAH İLAHİ
C.tesi Ekim 31, 2009 2:18 pm tarafından nursema

» Dursun Ali Erzincanlı Mirac şiir
C.tesi Ekim 31, 2009 2:14 pm tarafından nursema

En iyi yollayıcılar
sertan_47
 
nursema
 
veysi
 
abdullah
 
yusuf
 
ezelinur
 
HALOZDUZEN
 
mehmet
 
karani
 
alesta803
 
Istatistikler
Toplam 45 kayıtlı kullanıcımız var
Son kaydolan kullanıcımız: kalem

Kullanıcılarımız toplam 470 mesaj attılar bunda 439 konu
Kimler hatta?
Toplam 1 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 1 Misafir

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 9 kişi Çarş. Ağus. 05, 2009 5:52 pm tarihinde online oldu.
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
Paylaş | 
 

 ABDULHALİKİL GÜCDEVANİ HAZRETLERİ’NİN HAYATI

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
nursema
Admin
Admin


Mesaj Sayısı: 118
Nerden: mardin
Kayıt tarihi: 02/12/08

MesajKonu: ABDULHALİKİL GÜCDEVANİ HAZRETLERİ’NİN HAYATI   C.tesi Ekim 31, 2009 3:31 pm

ABDULHALİKİL GÜCDEVANİ HAZRETLERİ’NİN HAYATI



Abdülhâlık Goncdüvani hazretleri, insanları Hakka dâvet eden, onlara doğru yolu gösterip, gerçek saadete kavuşturan ve kendilerine “Silsile-i aliyye” denilen büyük âlim ve velilerin dokuzuncusudur. Babası Abdülcemil Malatyalı idi. Hızır aleyhisselâm babasına, "Ey Abdülcemil! Senin bir erkek evlâdın olacak. İsmini Abdülhâlık koyarsın." buyurdu.



Abdülcemil daha sonra Buhara'nın Goncdüvan kasabasına yerleşti. Çok geçmeden bir erkek evlâdı oldu. İsmini Abdülhâlık koydu. Abdülhâlık, beş yaşına geldiğinde ilim öğrenmesi için Buhara'ya gönderildi. Büyük âlim Hâce Sadreddin hazretlerinden Kur'ân-ı kerim ve tefsirini öğrenmeye başladı. Bir gün okuma esnâsında, "Rabbinize gizli duâ ediniz!" meâlindeki âyet-i kerimeye gelince hocasına, "Bu gizliden murat nedir? Eğer zikir ve duâ, âşikâr, sesli bir şekilde dil ile olursa riyâdan korkulur. Eğer kalb ile olursa, damarlarda dolaşan şeytan duyar. Ne yapayım?" diye arz etti. Hocası, Sadreddin hazretleri, bu yaştaki bir çocuğun böyle bir suâl sormasına hayret edip, "Bu mesele, kalb ilimlerinin bir konusudur. İnşallah, sana bu ilimleri öğretebilecek bir üstada kavuşursun. Böylece bu müşkülün halledilmiş olur." buyurdu. O da bu zatı beklemeye başladı. Bir gün Hızır aleyhisselâm yanına geldi. Ona, Allahü teâlâyı gizli ve açık anma yollarını öğretip; "Kalbinden Lâ ilâhe illallah, Muhammedün Resulullah kelime-i tayyibesini şöyle söyle!" diye tarif etti.



Yusuf-i Hemedani hazretleri Buhara'ya gelince, Abdülhâlık Goncdüvani onun hizmetine girdi ve bu hizmette bir süre kaldı. Bunu şöyle anlatır: 12 yaşında idim. Hızır aleyhisselâm bana Yusuf-ı Hemedani’den ilim öğrenmemi tavsiye etti. Onun Buhara'ya geldiğini işiterek derhal yanına gittim. Ondan pekçok istifâdem oldu.



Ders anlatırken, bir genç içeri girdi. Az sonra söz isteyip, "Müminin firâsetinden korkunuz. Çünkü o, Allah'ın nuru ile bakar." hadis-i şerifinin sırrı nedir diye sordu. Gence heybetle bakıp, "Önce belindeki zünnarı kes ve müslüman ol" dedi. Genç, telaşla; "Ben müslümanım zünnarım yok." dedi. O zaman bir talebesine gencin hırkasını çıkarmasını işaret etti. Talebe o gencin üzerindeki hırkasını çıkarınca, belindeki hırıstiyanlara ait zünnar denilen ip kuşak görüldü. Genç, çok mahcup oldu. Üstada sevgi duymaya başladı. Böylece evliyânın, Allahü teâlânın nuruyla baktığının ne demek olduğunu çok iyi anladı. Kelime-i şehâdet getirip müslüman olmakla şereflendi. Sonra Üstad, talebelerine, "Bu genç maddi zünnarı kesti, biz de kalbdeki zünnarı keselim. O da, kibir ve gururdur." buyurdu..



Bir gün biri geldi. " Son nefeste iman ile gitmek için bize duâ edin!" dedi. Misafire, "Farzları eda ettikten sonra duâ edenin duâsı kabul olur. Sen, farzları yaptıktan sonra duâ ederken bizi hatırlarsan, biz de seni hatırlarız. Bu durum hem senin, hem de bizim için duânın kabul olmasına vesile olur." buyurdu.



Safeviler Goncdüvan kalesini ablukaya alınca, kendilerine saldıran askerlerin başında heybetli bir zatı elinde iki ağızlı kılıç ile hücuma geçtiğini gördüler. Çok zayiat verip kaçtılar. Üstadın vefâtından önce söylediği aşağıdaki sözleri onun 332 yıl sonra ortaya çıkan kerametiydi.







Dosta kutlu, düşmana ise bela olurum,



Savaşta demir gibi, barışta sanki mumum,



Nur çeşmesinin başı Goncdüvan menzilimiz



Harbde iki ağızlı kılıç ile vururum.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 

ABDULHALİKİL GÜCDEVANİ HAZRETLERİ’NİN HAYATI

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
nursema :: (¯`·._)NURSEMA (¯`·._) DİNİMİZ İSLAM :: Dini Hikayeler-